Anadil TÜRKÇE

Türk Devletleri 22021 yılı, Yunus Emre’nin 700. ölüm yıldönümüydü.  Büyük ozan her ne kadar 700 yıl önce bedenen ölmüş olsa da, Yunus Emre Türkçe dilinde, eserleriyle yaşayan en büyük kişiliklerden birisidir.

Onun örnek kişiliği, insanlık sevgisi, barışçıl düşüncesi ve bütün bu özellikleri içinde toplayan şiirleri ile hem dilimize hem de insanlığa hala katkı sunmaya devam etmektedir. Bu durumun farkında olan UNESCO, 2021 yılı anma yıldönümleri kapsamına bu büyük ozanımızı almıştır. Yunus Emre’nin yolu hala açık ve hala yürünmeye uygundur. Gerçekten de günümüzde, dünyanın karmaşa ve çatışmaları düşünüldüğünde, Yunus Emre, kişiliği, düşüncesi, insancıllığı ve eserleri ile dünyaya bir örnek nitelikte bir zirve olarak yerini korumaktadır.

Ne mutlu bizlere ki, bu büyük ozanın dil kardeşleriyiz. Bizler ana dili Türkçe olan dil ülkesinin insanlarıyız. Ortak kültür ve dil bayrağımız olan Türkçe bizi birleştiriyor. Bu yüzden, UNESCO programına alınmış olması önemli olmakla birlikte, esasen Yunus Emre bizim için Unesco’nun programında yer almasından önce gelmektedir. Yunus Emre ve onun gibi büyük ozanlar, Türkçe dilinin çevresinde bir araya gelebilmenin en gerekli, en zorunlu, en yaşamsal nedenlerini bizlere sunmaktadır. Bütün bu nedenlerin başında da bu yoldaki çalışmamızın gönüllülük temelinde ve gönül işi olması özelliğidir. 

Ozanlarımız bu alanda bizlerin yol göstericisidirler. Bu büyük yol göstericilerin ışığından daha çok yararlanmamız gerekir. Daha çok yaralanmanın bir yolu da bir araya gelip çok olmaktan, bütün dil akrabaları olarak bu ateşi büyütmekten geçer. 

Ana dilimiz için yapacaklarımız, geçmişin birikimini şimdiye ve geleceğe bağlayacaktır. Bu keyfi bir çaba değil, insani ve kültürel bir görev ve zorunluluktur. Bu alanda, Türkiye’de TÜRKSOY, TÜRKKON- TÜRK KENEŞİ gibi resmi nitelikli pek çok kurum vardır. Ancak, resmi girişim ve oluşumların ötesinde, sivil toplum ve kişisel girişimler gibi taban ve alan çalışmaları da kültürün niteliği ve taşıdığı içerik nedeniyle vazgeçilmez önemdedir. Bu açıdan, bireyler ve sivil toplum üyeleri olarak kendimizi görevli sayıyoruz. 

Bu değerlendirmelerle birlikte, 2000’li yılların başında, bu düşüncemizi bir tasarıya dönüştürüp, Uluslararası P.E.N Yazarlar Birliği/P.E.N. Kulüp’e önermiştik. Öneri kabul edilmekle birlikte, yaşamın yoğun zorunlulukları, tasarıyı hayata geçirmemize engel oldu. Yakın zamanda, Fethiye’de yaşayan şair ve yazar Coşkun Karabulut’un özel emekleriyle kurulan Türkiye’den bir grup edebiyatçının yer aldığı ve “Fethiye Edebiyat Grubu” üyeleri olarak bu alçakgönüllü çalışmada ileri adımlar atmaya karar verdik. İlk başta, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan dillerinde bir çeviri çalışması yapıldı. çevrilen eserler kitap haline getirildi ve 2021 yılında Azerbaycan’a, 2022 yılında Özbekistan’a “dil kardeşli” temelinde kültürel geziler yapıldı. Bu çalışmalara, “Türkçe Dil Yolu” oluşturulması tasarısını eklemiş bulmuyoruz. Bu çalışma, Coşkun Karabulut ve Azerbaycan’dan doktor şair- yazar ve çevirmen Nazile Gültaç’ın önemli katkılarıyla mümkün olmuştur. 

Tasarımız ile ilgili olarak, önbilgi metninin yer aldığı www.oyadunya.wordpress.com adresli bir site çalışmasına 2018 yılında başladık başladık. Sonrasında bir adım daha atarak, www.anadiltukce.org sayfası ile dil kardeşliğini büyütmeyi amaçlıyoruz.  Bu çalışma, yazı/dil/kültür/edebiyat merkezli, irredantist anlayıştan uzak bir gönül işi olarak ve hep birlikte yapılırsa anlamlı olacaktır.

İnsan, dili kadar güçlüdür.

Sabri Kuşkonmaz- editör