Kars’ın Sarıkamış ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitim hayatını Sarıkamış ve Kars ta tamamladı. 1986 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesini bitirdikten sonra aynı yıl Şırnak İli İdil İlçesine köy öğretmeni olarak atandı. Bölgedeki terör olaylarından dolayı bölge insanının çekmiş olduğu sıkıntıları onu bölgenin sorunları ile ilgilenmeye itti. Kars -Selim ve Sarıkamış ilçelerinde öğretmenlik yaptı.1996 yılında Kocaeli’nin Gebze ilçesine öğretmen olarak atandı. Halen Gebze’de yaşıyor.
ÖZLEDİM
Dün bize bıraktığın yuvana gittim
Kapıya pencereye bakıp kahrettim
Ne anam var ,ne babam kalmıştı yetim
Yollarına bakıp bakıp ağladım baba
Yandaki ev yıkılmış taşları düşmüş
Komşuları sordum onlarda göçmüş
Üstünden acılar kederler geçmiş
Toprağını kardığın bahçeyi gezdim
Ellerinle diktiğin ağacı sevdim
Oğlum cennet senin evindir derdin
Ördüğün taşlara bakıp ağladım baba
Kapının önünde can diyeni özledim.
Lavaşları pişirip al diyeni gözledim
Gitme oğlum burada kal diyeni özledim
Elinin değdiği taşı öptüm ,kokladım ağladım ana-
Sen Benim En Güzel Gönül Yaramdın
Sen benim en güzel Gönül yaramdın
Kabuk bağladıkça kanattığın
Kanatıp kanatıp yüreğimi acıttığın
Adım Yusuf diye
Dipsiz hasret kokulu
Zifiri karanlık kuyulara atıp
Ekmeksiz azıksız değil
Aşksız sevgisiz bıraktığın
Hz Eyüp sabrıyla şükrettirip
Gamzelerinin papatya desenli çukurunda
Hıçkıra hıçkıra ağlattığın
Sen benim en güzel Gönül yaramdın
Sen benim en güzel Gönül sızımdın
Zamansız ince ince sızlayan
Acısına acı katıp sevdiğim
Sevip sevip yüreğime sardığım
Bir ahunun avcı öldüren gözlerinde
Denizlerim yaylalarım dediğim
Gülüşünün kıyısında ağladığım
Hasretini yüreğimdeki yanardağlarda
Kızgın alevlerde narlaştırıp
Gözlerime basıp basıp dağladığım
Sen benim en güzel Gönül sızımdın
Sen benim en güzel Gönül hikâyemdin
Harflerini Babür ün gül bahçelerinden
Hecelerini Taç Mahalde ki sevdalardan
Kelimelerini Kızıl sahildeki yakamozlardan
Cümlelerini yanardağların lavlarından
Satırlarını yasaklı şairlerin şiirlerinden
İncitmeden nakış nakış yazdığım
Kara kanlı gecelerden yıldızlar toplayıp
Yüreğimin en güzel deltasına
Ay ışığında gülü süsleyen
Güneşim dediğim bakışlarını
Dünyayı aydınlatsın diye astığım
Gülüşüne ömrümün tüm yıllarını
Seve seve verdiğim
Gönlümün en güzel hikâyesiydin
Sen benim en güzel Gönül hasretimdin
Ayazın kurt gibi uluduğu
Sensizliğin kemiklerimi dondurduğu
Sarıkamış’ın fırtınalı, zemheri gecelerinde
Adının ın gölgesine sığındığım
Gözlerinin esaretinde ısındığım
Sen benim en güzel Gönül hasretimdin
Çaresiz bir hastanın
Son umutla ilacı beklediği gibi
Gözleri yollarda bir ananın,
Sakallarından gözyaşı süzülen
Düşkün bir babanın
Hayırsız vefasız evladını
Gözleri kapıda beklediği gibi
Yetim bir çocuğunun
Bayramlık elbiseyi beklediği gibi
Azrail’e son nefesini veren
Ölüm döşeğindeki bir hastanın
Bir damla suyu beklediği gibi beklediğim
Sen benim en güzel gönül hasretimdin.
Diyarbakır Annelerine
Bekle beni anne
Ben ki senin ciğerinden koparılıp
Lime lime edilip
Dağlara savrulmuşum
Umutlarımı barut kokusu
Kan kokusu kuşatmış
Kurşunlar can kardeşim
Mağaralar evim ,
Ayaz yorganım olmuş
Senin gözlerin diye
Taş yosunlarına tutunmuş
Saçlarını taramışım
Kara bulutlu şimşekli gecelerde
Çığlık çığlık ölüm doğuran
Kan yüzlü şafakların
Bekle beni anne
Sen direndikçe
Güneşler ufukları süsleyecek
Kardeşlik çiçekleri açacak
Ülkemin kan pusulu
Kardelen yürekli dağlarında
Sen bekledikçe ana
Silahlar korkudan titreyecek
Zullarda puşt pusular vurulacak
Tuzaklar ateşlere atılıp
Halaylar çekilecek zılgıt zılgıt
Diyarbakır’dan Edirne’ye
Eller yüreklerde perçinlenecek
Sofralarda ekmeğimiz paylaşılacak
Kardeş kardeş erkekçe, mertçe
Bekle beni anne
Zindan gecelerde beşikler sallayıp
Niniler söyleyip uyuttuğun gibi
Hasta olduğumda ateşimi ölçüp
Nazlı nazlı büyüttüğün gibi
Yemeyip saklayıp yedirdiğin gibi
Bağrına iyi bas fotoğraflarımı
Şimdi o oğlun, o kızın değilim amma
Saçlarım kırlaşıp yüzüm kırışsa da
Taş değilim ya ana çıkıp geleceğim
Sen bekleyince bir kuş konacak yüreğime
Bir mektup getirecek gözyaşlarınla süslü
Muştular salacak karlı dağlar
Rehvan atlar gibi koşacak rüzgarlar
Doğum sancıları gibi
Doğum sancılarını sen bilirsin ana
Hele ki ikiz kardeş sancısı
Senin bizi doğurduğun gece gibi
Yeniden doğacağım ana, yeniden
Çığlık çığlığa ilk doğurduğun gibi
Sen bekledikçe ben geleceğim ana
Umut çiçeklerini takınacağım boynuma
Bir gelin getireceğim uzun boylu
Kara kaş kara göz ,al yazmalı
Boy boy torunları sevdireceğim
Yürek bahçen yeniden şenlenecek
ÖZBEKÇE’DE YUSUF ZİYA YILMAZ
Юсуф Зия Йилмаз – Сариқамиш туманида тавллуд топган. 1986 йилда Ван Йизинжу Йил университетининг таълим факултетини тамомлаган.
Ҳозирда Гебзеда кун кечирмоқда.
СОҒИНДИМ
Кеча сиздан мерос уйга отландим,
Лаънатладим ўзни боқиб эшикка.
На онам бор эди,
наинки отам,
Йўлларингга қараб-қараб йиғладим, ота.
Қўшни уй йиқилган, тўкилган тоши,
Бундан кўчиб кетган азиз қўшнилар.
Бошидан не оғриқ, ҳасратлар ўтган –
Тупроғи тош қотган боғчани кездим,
Дарахтни эркаладим қўлларим билан.
Ўғлим жаннат сенинг уйингдир, дердинг,
Жаннат тошларига қараб йиғладим, ота.
Йўлларингга қараб-қараб йиғладим, ота…
СЕН МЕНИНГ ЭНГ ГЎЗАЛ КЎНГИЛ ЯРАМ ЭДИНГ
Сен менинг энг гўзал Кўнгил ярам эдинг, –
Зийнатланган қонаган ери.
Қонатиб-қонатиб дилга зеб берган,
Исмим Юсуф дея,
Тубсиз ҳасратларга
ҳамда
Оҳанги азадор жарликка отиб,
Нонсиз, овқатсиз эмас,
Мангу қолирилган ишқсиз, меҳрсиз.
Ҳазрати Aюбнинг бардоши ила
Мени мажбурлаган шукр қилишга,
Бойчечакдай сочиб табассумларинг,
Додлатиб-додлатиб йиғлатган руҳни, –
Сен менинг энг гўзал Кўнгил ярам эдинг.
Сен менинг энг гўзал Кўнгил дардим эдинг,
Енгил-енгил оғриган бевақт,
Оғриғига оғриқ қўшиб севганим,
Севиб-севиб қадаганим сен – юрагимга.
Бир оҳу овчи ўлдирган нигоҳларимда,
Денгизларим, яйловларим атаганим сен –
Қирғоғида ашк-хун тўкдим табассумингнинг.
Ҳасратингни қалбимдаги вулқонларда
Қайноқ оловларда нафислаштириб,
Кўзларимга босиб-босиб доғлаганим сен, –
Сен менинг энг гўзал Кўнгил дардим эдинг.
Сен менинг энг гўзал Кўнгил ҳикоям эдинг,
Ҳарфларин Бобурнинг гул боғларидан,
Бўғинларин Тож Маҳалнинг савдоларидан,
Сўзларини Қизил соҳил тўлқинларидан,
Жумлаларини вулқонларнинг оташларидан
Сатрларин тақиқланган шоир шеърларидан,
Ранжитмасдан нақш-нақш ёзганим ўзинг,
Қонли-қонли кечалардан юлдузлар йиғиб,
Юрагимнинг чекка-чеккаларига,
Ой нурида чечакларни безаган,
Мен қуёшим деган боқишларингни,
Дунёни ёритган ёноқларингни,
Китоб-китоб бўлган битта табассумига, –
Сен менинг энг гўзал Кўнгил ҳикоям эдинг,
Сен менинг энг гўзал Кўнгил соғинчим эдинг,
Aёзнинг бўридай уввиллагани,
Сенсизликнинг суякларим музлатгани,
Сариққамишнинг бўронли, зулматли кечаларида –
Беркингандим исминг сояларига,
Исигандим кўзларингнинг оловларида –
Сен менинг энг гўзал Кўнгил соғинчим эдинг.
Кўзлари йўлларда бўлган онанинг,
Соқолларига кўз ёши оққан,
Тушкун бир отанинг
Хайрсиз, бевафо бир фарзандини
Йиллаб-йиллаб зор-зор кутгани каби,
Ва ёҳуд етим бир боланинг
Байрам либосини кутганидайин,
Aзроилга сўнгги нафасини берган
Ўлим тўшагида ётган ҳастанинг
Кутгандек, кутганим бир томчи сувни, –
Сен менинг энг гўзал Кўнгил соғинчим эдинг
ДИЁРИ БAКИР ОНAЛAРИГA
Мени кут, Она,
Мен – сенинг жисмингдан суғурулиб,
Бўлиганча бўлак-бўлакка,
Тоғларга сочилганман.
Умидларимни “порох” ҳамда
Ўраб олган қоннинг ҳиди.
Ўқлар – жонажон укам,
Ғорлар – уйим,
Аёз бўлган тўшагим.
Сенинг кўзларинг дея, –
Тошдай тўсинларга тегдию
Сочларин тараб,
Қора булут ва чақмоқли кечаларда,
Ўлим туққан чинқириқ ила
Ол юзли ҳув шафақларингда.
Кутганинда, Она
Сен чидаганда,
уфқларни безарди қуёш.
Очиларди турфа чечаклар
Кут мени Она,
Зиндонларда бешик тебратиб
Оҳлар ила айтиб аллалар,
Касал бўлсам ўлчаб ҳароратимни.
Туғиш оғриғини биласан, Она
Aйниқса эгизаклар оғриғин…
